Bir Delinin Hatıra Defteri

merve siranlı

BAZEN

İstanbul beni kendine hapsediyor, bunalıyorum, nefes alamıyorum.

Benim kime ne borcum var ki!

Hayat bunun bedelini bana böyle ödetiyor.

Bazen insan kendine bile anlatamazmış içinde yaşattıklarını.

Birde soruyorlar neyin var diye,

Olanı içime attım, olmayanları da olanların beni üzüp gitmesini bekliyor…

OYUN

Kimileri için başlar, kimileri için biter, kimileri için de yeniden,yeniden, yeniden…

Tüm geçmişi hatırlatma misyonuyla çıkıverir insanın karşısına.

Her şeye rağmen bir oyuna başladık; hayatın mızıkçılık yaptığı ve yıprattığı iki güzel yürekle.

Susmuştuk,

Biliyorduk,

Kelimelerin ne kadar anlamsız, gözlerin bir o kadar güçlü ve mana yüklü olduğunu.

Sen şuan inatla susmaya devam etsen de ben susmayacağım, gözlerimle  konuşacağım gözlerine bakarak en derinine inerek…

Sadece bakacağım ve o zaman çığlıklarımı duyacaksın kalbinin en derin yerinde.

Ve eminim gözlerim sana beni anlatacak anlamak istemesen de.

O güçlü, mana yüklü gözlerle ve hiç değişmemiş olan anlamlarıyla,

Hiç değişmeyen yüreğimle,

Değişmeyen Ben ile…

Tek değişen;

Tek bedende iki ruh iken şimdi iki farklı yerde iki farklı bedende olmamız.

Şimdi cesur ol!

Gözlerimin içine bak ve bana artık benim ben olmadığımı söyle…

Gördün mü bak hala benim.

Ben ve diğerleri için

Ve ben senin için de ben olmak istiyorum.

Tüm yaşanmışlıklar için,

Benim için,

Senin için,

Sonunda tekrar başlatacağım bu oyunu kapatılmış perdesini açarak.

Ve emin ol galibi biz olana kadar da bitirmeyeceğim bu oyunu…

 

Hani bir iki gün güneş açarda bir umut filizlenir ya ağaçlar, o gelecek fırtınalardan habersiz belki bizimkisi de o hesap ama uğrunda savrulmaya değer.



 

23 Nisan

23 Nisan için kıyafetlere ihtiyacımız var. Listeyi aşağıda görebilirsiniz. 

Liste çocukların yapacakları gösterilere göre hazırlanmıştır. Çok kısa zamanımız var. Hadi elimizi çabuk tutalım.

1. Sınıf : 17 kız  ve 11 Erkek

2. Sınıf  : 8 Kız ve 6 Erkek

3. Sınıf  : 14 Kız ve 17 Erkek

4. Sınıf  : 14 Kız ve 6 Erkek

5. Sınıf : 17 Kız ve 14 Erkek

 


 

Çocukluğumuzdan belliymiş tüm hayatın problemli geçeceği, zevk aldığım havuzun bile problemini çözmüşüm öğrenciliğim boyunca.

Yine yağmur yağıyor,
Gözlerimde bir damla uyku yok.
Bir an geçmişi düşünüyorum,
Sonra geleceği.
Neleri Kaybettim,
Neleri Kazandım derken,
Acı çoğalıyor yüreğime…

Hatırladığımdan değil,
Unutsamda yazardım.
Karaladığımdan değil,
İstesemde silerdim.
Bittiğinden değil,
Başladığından yaşardım.
Seni özlediğimden değil,
Nefretimden beklerdim

SONU YOK HAYKIRISLARIN

Off yine gece oldu. Çekilmiyor zaman, akıp gitmiyor akrep ile yelkovan.

Gidenin ardından bakmak en zor olanı, giden sen olsan dokunmaz, içine oturmaz acısı ama giden sevdiğin biriyse o zaman o an dünya durur, etrafında nelerin olup bittiği umurumda bile değildir. Hayat o an bitmiş ve tüm güzellikleri yok olmuştur gözünde. Hep olumsuzluklar sarar etrafını, görmek istesen de izin vermez kalbindeki sancı.

Yoruldum artık beklemekten, her bekleyiş arkası yeni bir umutsuzluk getiriyor yanında. Bir hapishanedeyim sanki çıkmak istesem bırakmıyorlar beni, sonsuzluğa mahkum edilmişim gibi.

Burada ne gecem var ne gündüzüm, güneşin doğuşunu bile özler oldum, pencereme doğmayalı çok uzun yıllar oldu.

Hatıralara bakarak geçiriyorum tüm yıllarımı -omzumda bir izin elimde bir fotoğrafın ile- Göz yaşlarım üzerine damlarken eskittim elimde tuttuğum tüm fotoğrafları.

Bir yanlış beraberinde bir çok doğruyu götürür, bizim doğrularımız kaldırmadı bir yanlışı

Kapı çaldı. Sen belirdin karşımda, bir özlemle sarıldım sımsıkı sana, gitme desem kalabilir miydin yıllar boyunca yanımda.

Sonra bir anda ellerimden kayıp gittin tutamadım gidişini durduramadım kayboluşunu.

Taşıyamıyorum verilen yükü çok ağır kaldıramıyorum. Allah insana taşıyamayacağı yük vermezmiş ya. Ben neden taşıyamadım bu yükü?

Herkes elini uzatsa ne yazar. sen uzatmadıktan sonra…

Her seçim bir kaybediştir. Kaybetmek en acısı bu hayatta. Yaşam, insanlara bazen ne zor seçimler dayatıyor sonunda kaybetmek olsa da.

Sonu yok haykırışlarım. En kolayını seçmek gerek.

Demek ki gitmek gerek bazen, gözyaşının izin verdiği kadar uzağa… 


Yine yağmur yağıyor,
Gözlerimde bir damla uyku yok
Bir an geçmişi düşünüyorum,
Sonra geleceği.
Neleri Kaybettim
Neleri Kazandım derken,
Acı çoğalıyor yüreğime.

Bilmediğim bir şehre,

Yağmur yağıyor bu gece.

Sen yoksun ya yanımda,

Anlamı yok içimde.

ADSIZ HUZUN

Arada yazıyorum işte, mutlu olunca, üzülünce, kızınca, küsünce, yaşadığım birçok duygu karışıklığını yazıyorum kelimelerim döndüğünce… İyi bir şey mi yapıyorum diye soruyorum cevabını boş bırakarak. Tek korkum var “ya yanlış bir kelime kullanırsam ve sen incinirsen ya da anlatmak istediklerimi başaramazsam?

Bazen koşuşturmaca içinde yaşama nedeni bulamıyoruz ya da ölmek için bir sebep, Sadece nedensiz yaşamak istiyor insan, sonra sevdikleri beliriyor gözlerinde ve ardında -insanın yaşamak için nedene değil ona bunları hatırlatan kalbinin atışlarını hissetmesi yetiyordur belki de- bunu düşününce parlayıveriyor göz bebekleri.

Sana yazmak isterken kelimelerim büyük büyük yutkunuyor cümlelerimden önce. Arada mutfağa gidip su içiyoruz, ben ve kelimelerimle. Sonra yine sen diye dönüyoruz hep birlikte.  Bu nedenle biraz dağınık olacak cümlelerim “bencillik sanırım benimkisi” ama bu aralar her şeyi dağınık bırakmak sanırım en güzeli.

Bu hayatta iletişim kurmak ne zormuş. Herkes kendi menfaatlerini düşünüyor. Sana bakıyorum ve herkes gibi olmadığını söylüyorum yüksek sesle. Bu dünyada en büyük sanat; iyi dost, iyi kardeş,iyi evlat,iyi şarkı söylemek, iyi yazmak, iyi gazeteci olmak, iyi konuşmak, iyi v.s. olmak değil aslında Tüm bu kirlenmişliğe rağmen “iyi insan” olarak kalabilmek “iyi sanatçı” olmak değil midir sence? ve sonra senin bunu başaran nadir insanlardan olduğunu devam ettiriyorum, yüksek sesle zikrettiğim isminin yanına.

Senin gibi bakıyorum anlamaz ve sıkılmış gözlerle.Sonra çıkmaz sokakta çıkış yolu ararken buluyorum kendimi, ardından nefessiz kalıyorum tüm aldığım oksijene rağmen. Kendime küsüyorum etrafımdakilere küstüğümden fazla, ırzına geçilmiş bir denizin ortasında arınacak su  ararken buluyorum kendimi ve sonra kirlenmediğimi fark ediyorum. Çok şey istemediğim halde az şey isterken dua ediyorum için için, çünkü kötülük istemiyorum sadece iyilik,biraz korkuyorum, ne zormuş sen olmak, zaten beceremiyorum.

Ve ardından keşke keşke diyorum  ”hiçbir şey hissetme sen, senin yerine ben hissetsem, sen daha fazla düşünmesen, üzülmesen.”

Ben kolayını yapıyorum ve dua ediyorum. Keşke en zor görev benim olsa :(

Bir şansım olsaydı “seni tanımadan önceki tüm yaşlarımı sıfırlayıp seni tanıdığım zamandan başlatmak isterdim zamanı” ama belki de seni tanıdığım gün başladı benim hayatım

Kim bilir?